SkyscraperCity Forum banner
1 - 1 of 1 Posts

· Registered
Joined
·
193 Posts
Bir ara Ra Bilgileri diye bir değişik bir öğretiyi okumuştum.Ra insanüstü,bilmem kaçıncı seviyede bilinç düzeyi çok yüksek varlık ve insanlığın bilinç düzeyini artırmak için dünyada çok uzun süre kalmış daha sonra insanlar Ra yı tanrısallaştırdıkları için küsüp gitmiş şimdi başka gezegendeymiş.1980 lerde bir grup insan Ra ile iletişim kurmayı başarmışlar yeniden ve bu pramitlerin yapılışıyla ilgilide bir kaç soru sormuşlar cevapları şu şekilde olmuş:

Soru- Eskiden piramitlerin tepesinde bir kapak taşı bulunduğu söyleniyor, bu kapak taşı neden yapılmıştı? Piramiti inşa etmek için bu kadar ağır taş blokları oraya nasıl getirdiniz, nasıl bir teknik kullandınız?
Ra- Büyük Piramit adı verilen piramidin iki tane kapak taşı vardı. Birini biz tasarlamıştık, granit adını verdiğiniz malzemeden yapılmıştı. Granit kristal özellikleri taşıdığı ve bir baca işlevi gördüğü için tercih edilmişti. Biz dünyayı terk ettiğimiz sırada orijinal taş kaldırılmış, yerine kısmen altından yapılmış bir kapak taşı konmuştu. Bu, piramidin özelliklerini hiçbir şekilde değiştirmedi, yapıyı firavun mezarı gibi kullanmak isteyenlerin bir saptırmasıydı sadece.
Gelelim ağır blokların nasıl yerleştirildiğine. Enerji akıllıdır, hiyerarşiktir, yani nasıl bir sıra takip edeceğini bilir. Nasıl akıl, beden, ruh bileşiminiz hiyerarşi sırasına göre bedenlere yerleşiyor ve bu bedenlerin şeklini, enerji alanını ve zekasını aynen alıyorsa, kaya gibi malzemelerin her bir atomu da aynı yolu izler. Eğer bu zekayla konuşabiliyorsanız, kayaya ait sınırlı fiziksel ya da kimyasal enerji uyumlu bedenlerde yerleşmiş sonsuz enerjiyle temasa geçer. Bu bağlantı kurulduğunda artık istediğinizi yapabilirsiniz. Kaya olma sınırsızlığının zekası içinde bulunduğu fiziksel biçimle iletişim kurar, istenilen parçalanma ya da hareket kayanın enerji alanının sonluluktan sonsuzluk dediğimiz boyuta doğru yer değiştirmesiyle elde edilir. Böylece istenen şey, canlı kayadaki Yaradan’ın sonsuz idrakinin işbirliğiyle elde edilmiş olur. Bu birçok şeyin yapılabilmesini sağlayan bir mekanizmadır, ama şu andaki olanaklarınızla anlayabileceğiniz bir konu değildir.

Soru- Piramitler birçok kişinin ortak faaliyetiyle mi inşa edildi?
Ra- Bizim inşa ettiğimiz piramitler, toplumsal bellek bileşimimiz tarafından oluşturulan düşünce formlarıyla inşa edilmişlerdir.

Soru- O halde kayalar oldukları yerde meydana getirildiler, başka yerlerden oraya taşınmadılar öyle mi?
Ra- Büyük Piramidi biz ölümsüz kayadan yaptık, diğer piramitler ise bir yerden başka bir yere taşınan kayalarla yapıldılar.

Soru- Ölümsüz kaya nedir?
Ra- Eğer düşünce formu kavramını anlayabiliyorsanız şunu da anlarsınız. Düşünce formunun biçimi, kayadaki malzemelerin meydana getirdiği enerji alanlarına oranla çok daha düzgündür. Zira kayalar da düşünce formu yoluyla, yani düşüncenin sonlu enerjiye dönüştürülüp düşünce formunun illüzyon düzeyine yansıtılmasıyla meydana getirilmişlerdir. Biz bir şifa kompleksi yaratmak istemiştik, ama piramidin sırrını araştıranlar bize mucizevi mimarlar olarak tapınmayı yeğlediler.

Soru- Piramidin biçimi inisiyasyon sürecinde önemli bir rol oynar mı?
Ra- İnisiyasyon süreci içinde piramidin iki işlevi vardır. Biri bedenle ilgilidir, ama bedenin inisiye edilebilmesi için önce zihnin inisiye edilmesi gerekir. Aklın gerçek kimliğini oluşturan karakter ve kişilik keşfedildikten sonra sıra bedeni her yönüyle tanımaya gelir, böylece bedenin çeşitli fonksiyonlarının anlaşılması ve kontrol altında tutulması mümkün olur. Şu halde piramidin ilk kullanımı duyusal girdileri gidermek amacıyla yapılır, yani beden bir anlamda ölür ve başka bir yaşam başlar.
Ruhun inisiyasyonu ise daha dikkatle ele alınması gereken bir konudur. İnisiye edilecek varlığın içine gireceği zaman/uzay (fizik ötesi) oranları önemlidir. Şimdi piramidin yan yüzeylerinden birini oluşturan üçgeni gözünüzün önüne getirin, bunun dört eşit üçgene bölündüğünü düşünün. Bu üçgenin (dört kenarının her birinin ilk düzeyinde bulunan) ara kesiti yatay düzlemde bir elmas şekli meydana getirir. Bu düzlemin tam orta noktası, sonsuz boyutlardan akan enerjilerle varlıkların iç içe geçmiş çeşitli enerji alanlarının en uygun kesişme noktasıdır. Piramit, inisiye edilecek varlığın sonsuz zekaya giden yolu zihnen algılayıp ona kanal oluşturabileceği şekilde tasarlanmıştır.

Celse : 4 (22 Ocak 1981)

Soru- Piramidin büyüklüğü inisiyasyonun etkinliğinde rol oynar mı?
Ra- Her boy piramidin kendi odak noktası vardır, sonsuz zeka bu noktaya akar. Bu yüzden, bir bedenin altına ya da üstüne konacak küçücük bir piramit bile bedende özel etkiler yaratabilir. İnisiyasyon amacıyla kullanılacak piramit ise huşu uyandıracak kadar büyük olmalıdır, öyle ki çok boyutlu sonsuz zekanın giriş noktası inisiye edilecek varlığı tümüyle kaplayıp doldurabilsin ve tüm bedeniyle bu odak noktasında uzanabilsin. Ayrıca, eğer şifa için kullanılacaksa hem şifacı hem de şifa alan varlık bu odak noktasında yan yana uzanabilmelidir.

Soru- Gize’deki Büyük Piramit hala bu amaçla kullanılabilir mi, yoksa artık işlevini yitirdi mi? Bu devirde yeni bir piramit inşa etmemiz mümkün mü?
Ra- O da, diğer birçok piramit de akortsuz piyano gibi hala çalıyor ama çok berbat bir ses çıkarıyor! Bu uyumsuzluk duyarlılığı rahatsız ediyor, artık enerji akımının sadece gölgesi kalmış, çünkü gezegenin elektromanyetik alanındaki kaymalar yüzünden akım giriş noktaları yer değiştirmiş vaziyette. Bunda, bu inisiyasyon ve şifa yerini daha az insani amaçlarla kullanmış uyumsuz varlıkların da rolü var.
Bu devirde yeni bir piramit inşa etmeniz mümkün, ama şunu bilmelisiniz ki artık piramitlerin devri geçmiştir. Gerçi piramit zamanı olmayan sonsuz bir yapıdır, ancak dünyanıza gelen akımlar artık değişmiştir. Şu anda aranızda sonsuz zekayla zaten “bir” olmuş ve arınmış insanlar var. Öyle ki, hastalara bu yapıları kullanmadan da şifa verilebilir.
 
1 - 1 of 1 Posts
This is an older thread, you may not receive a response, and could be reviving an old thread. Please consider creating a new thread.
Top